Bu yazı ve öteki yazıların kaynağı→

https://kavramsalmakaleler.net.tr

İÇİ BOŞ SİHİRLE, NAZARLA, CİNLE,... KORKUTUŞA ÇALIŞMASINLAR. BUNLARIN ETKİSİNE iNANMAYALIM, ALLAH’A GÜVENELİM.


Basın-yayınla-filmlerle ve ajanlarla(gizmenlerle)/al-datıcı imamlarla/al-datıcı hocalarla; sürekli olarak insanlar, “cinlerden-şeytanlardan-sihirden-nazardan” içi boş biçimde korkutulmaya çalışılmasın. Sözde dini maskeyle de yapmasınlar bunu. İnsanları, bunların etkisine inandırmaya çalışmasınlar. Sözde dini rivayetler ve kişisel öyküler dayanak gösterilmeye çalışılmasın.Bu biçimde psikolojik harekat/korkutma yapmaya çalışmasınlar. (İçi boş) sihir(al-datış,illüzyon); “bilerek yapılıyorsa”, bu davranışın kendisidir. Kuran’da, (içi boş kötülük)sihirin hükmüyle ilgili ayetler var, örneğin Allah’ın buyurduğu 2.sure/102.ayet:

https://kuranmeali.com/AyetKarsilastirma.php?sure=2&ayet=102

Ayetlerin “aslını” ve farklı tercümelerini karşılaştırarak okuyalım.Dünya genelinde çoğu Kuran tercümesi, “bilerek” veya bilmeyerek yanlış-eksik yapılmış.

Sihirin kendisi de basittir.Çözümü de basittir.Öyle içi boş al-datmalara/korkutmaya çalışmalara inanmayalım.

Tek olan çözümü, yani “cinden/şeytandan/sihirden/nazardan korkmamayı ve Allah’a güvenmek gerektiğini” gösteren ayetler var.(Örneğin 16.sure/99. ve 100.ayet):

https://kuranmeali.com/AyetKarsilastirma.php?sure=16&ayet=99

https://kuranmeali.com/AyetKarsilastirma.php?sure=16&ayet=100

***Başkalarını da öyle korkutmayalım. İçi boş sözde sihirin, nazarın, cin sözde etkisinin... içinin boş olduğunu vurgulayalım. Ayrıca övmeye, övündürmeye, büyüklendirişe, kendini beğendirişe, gösteriş yaptırışa gaza getirmeye çalışmasınlar, içi boş sözde nazarla kılıflandırmaya çalışmasınlar. Al-danmayalım, övünmeyelim, büyüklenmeyelim, kendimizi beğenmeyelim, gösteriş yapmayalım. Öyle kur-untulardan ve kaynaklarından ay-rılalım. Tevazulu(ölçülü, dengeli) olalım.

Dış düşmanlar, bir yandan cinden/şeytandan/sihirden/ nazardan içi boş biçimde korkutmaya çalışmasınlar, diğer yandan da al-datıcı çözümler sunmaya çalışmasınlar. Sözde “Falan şeyi yaparsan/falan hocaya! gidersen, sihirdenden kurtulursun” iddiasıyla insanları al-datmaya çalışmasınlar. O al-datıcı hocalar, her gelene sözde sihirin, nazarın, cinin etkisine inandırışa çalışan sözlerle korkutuşa çalışmasınlar.Aslında kendilerini tarif ediyorlar.Sömürmeye çalışmasınlar.

Kuranda muska, çevşen, içi boş nazar boncuğu,... takmak gibi bir kulluk görevi yoktur. Kuranda dua vardır.

Yani dış düşmanlar ve al-datıcı imamlar/al-datıcı hocalar; kendilerinden olmayanları, manen ve madden zehirlemeye(ağa düşürmeye) çalışmasınlar. Yok etmeye çalışmasınlar.

Öyle içi boş gizemli şeyler okumayla, üflemeyle, nazarla(bakışla),... olağanüstü kötülük yapma olanağı olsaydı, düşman topluluklar bunları bir silah olarak kullanırdı. Öyle bir olanakları olsaydı; öyle fitne her tarafa yayılırdı. Zaten birçok insan, öyle içi boş al-datışlar hakkında bil-inç sahibidirler.

Dış düşmanlar başka biçimlerde de, önce manevi/maddi hastalık yaymaya çalışmasınlar. Ardından da sözde çözümünü/ilacını yaymaya çalışmasınlar. Doğrusu(çözüm-kurtuluş yolu) Kuran’ın “aslındaki” yoldur. Sunulan bilgilerde al-datış olup olmadığını; Kuran’ın “aslına” uygun olup olmadığıyla ayırt edebiliriz.Hak bilim ve düşünme bilimi(mantık) araçtır.

Öyle içi boş al-datışlara(batıl şeylere) inanmayalım yani. Cinlerin varlığı, Kuran’da buyruluyor, oysaki korkmayalım, emin olalım. Cinlerle ve yukarıda açıkladığım batıl şeylerle fazla ilgilenmeyelim.