Bu yazı ve öteki yazıların kaynağı→
https://kavramsalmakaleler.net.tr
ÇOCUK, ENGELLİ VE YAŞLI BAKIM MERKEZLERİNDEKİ ENGELLER VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Türkiye genelindeki çocuk, engelli ve yaşlı ve bakım evlerinin genelinde ciddi bazı sorunlar var.(Hem resmi olanlarda hem de özel olanlarda).Bu insanların çoğunun hakkını arayacak kimseleri olmadığı için bazı mağduriyetleri söz konusudur. Bu bir şikâyetten öte bir taleptir. Bakım evlerinde barınanlar sorunlarını dile getiremediği için onların mağduriyetlerini ben dile getiriyorum.
Amacım bu bakım kurumlarını kötülemek değil.Kolay değil o kadar insanın bakım işini sürekli olarak yapmak. Bakım evi personelleri eksik olmasınlar, çok özveriyle çalışıyorlar. Amaç, var olan veya gözüken aşağıdaki sorunların çözülmesi.
1- Bir özürlü bakım merkezi gördüm. Burası karma hizmet veriyor. Yani hem erkek, hem kadın engelliler barınıyor. Karma hizmet verildiği için ve emniyet açısından olsa gerek burada engelliler bina içinde bile rahat dolaşamıyor. Gündüzleri çoğu zaman bahçeye, yani açık havaya çıkamıyorlar. Haftanın sadece belli zamanlarında küçük bahçeye çıkabiliyorlar. Dolayısıyla kapalı ortamda devamlı kalmaktan çok sıkılıyorlar, bunalıyorlar. Kendinizin bu şekilde devamlı olarak hapis gibi kapalı tutulduğunuzu düşünün. Bu yazdıklarım bu kurumdan şikâyet olarak algılanmasın. Burası karma hizmet verdiği için ben bir planlama hatası olduğunu düşünüyorum. Engelli bakım evlerinde erkek ve kadın mekanlarının ayrı binalarda olması gerek. Etrafı güvenlikli-duvarlı bir bahçeleri olması gerek.Rahatça hava almak için hergün dışarı çıkabilmeleri gerek.
Bir huzurevi yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezi gördüm. Burası devlete ait. Burası da karma hizmet veriyor. Burada gündüzleri kendi başına bahçeye çıkabilecek durumda olanlar bahçeye çıkabiliyor. Kendi başına bahçeye çıkamayacak durumda olanlar ise bir hafta içinde seyrek olarak sadece bazı zamanlarda dışarı çıkarılıyorlar. Bu durumdakiler de kapalı ortamda devamlı kalmaktan çok sıkılıyor, çok bunalıyor. İyi havalarda hergün bahçeye çıkarılmaları gerek. Kendi başlarına bahçeye çıkamayıp kapalı ortamda tutulanların çoğu solunum yetmezliği yaşıyor. Bu kişiler, ağaçlık bahçede hava aldırılmak yerine kimyasal ilaçlı solunum cihazına bağlanıyor.Ayrıca salgın hastalıklara karşı hassas durumda oluyorlar.
Tümünü gözlemlemedim ama Türkiye’deki diğer çocuk,engelli ve yaşlı bakım merkezlerinin çoğunun, yukarıda zikrettiğim 2 kuruma benzer durumda olması kuvvetle muhtemeldir.
Her insanın ruh-beden sağlığı için uygun havalarda sıklıkla açık havaya çıkması gereklidir. Böyle engellilerin yeterince açık havaya çıkamamasının birinci nedeni; yukarıda saydıklarım gibi kurumların baştan itibaren yanlış planlanıp erkek-kadın karma çalıştırılmasıdır. İkinci neden personel eksikliğidir. Üçüncü neden ise yöneticilerin yeteri kadar irade göstermemeleridir.
*Bir gün biz veya bir yakınımız böyle bakım merkezlerinde kalmak zorunda kalabiliriz, Allah düşürmesin. Bu insanların hakkı tam aranmadığı için bazı hakları yoksayılıyor. Birgün hak hukuk, herkese lazım olabilir.Yılarca hapis gibi 4 duvar arasına kapalı kaldığınızı düşünsenize. Bu insanları,uygun havalarda günde bir, dışarı çıkartıp hava aldırmak gerek, personelin üşenmeyişi gerek. Çünkü bu iş, emek istiyor.
*Bu bakım merkezlerinde engelli insanlar böyle hapis tutulurken, corona virüsü gribi salgını çıktı. O insanları hapis tutanlara da maalesef virüs bulaştı.Maalesef şimdi onların bazıları kendileri bakıma, açık havaya muhtaç duruma geldi. Algılayabiliyorlar mı? Ama eksik olmasınlar, çok özveriyle çalışıyorlar. Doğru önlemlerin alınması gerek. Bakıma muhtaç ve engelli insanlar, iyi havalarda açık havaya çıkarılabilmeli.
*İblis; diğer insanları ve diğer canlıları hapsettirmeye çalışarak, sebep olana ilahi cezayı hakettirmeye çalışıyor.Hak, hukuk bir gün herkese gerek olabilir.
2- Bu saydığım bakımevlerinde kalan insanların çamaşırları ayrı tutulmuyor.Toplu yıkandıktan sonra umumi paylaşımlı-dönüşümlü olarak kullanılıyor.Bizler kendimiz ister miyiz ki, yıkanmış olsa bile başkasının çamaşırını giymeyi.Bu bakım kurumlarının tahsis edeceği bir terzinin; bu çamaşırlara, ilgili vatandaşın isminin baş harflerinden oluşan küçük 2 etiketi makinayla dikmesi gerekiyor.Bu bir terzi için kolay bir işlem.Ve çamaşırların böylece kişiye özel olması sağlanmalı.İç çamaşırlar kesinlikle ayrı tutulmalı ve ayrı yıkanmalı.Çünkü yıkama işlemi tüm mantarları öldürmez, tüm pislikleri tam gidermeyebilir.
3- Bu bakımevlerinde kalan insanların banyoda sabunlanma işlemi, duyduklarımıza göre, umumi araçlarla yapılıyor.Yani gözüken o ki, aynı sabunlama aracı, öylesine temizlenmiş olsa bile, başkasının bedenini sabunlamak için de kullanılıyor.Bu hoş olmayan bir durum.Bunun böyle olup olmadığının araştırılıp haber yapılması gerek. Kesinlikle her barınana ayrı bir sağlıklı sabunlama aracı tahsis edilmeli.Orjinal plastikten yapılmış uygun bir uzun saplı fırça gibi. Atık plastikten geridönüşümle imal edilmiş araba fırçası değil.
4- Bu insanlara benim gördüğüm kadarıyla en iyi marka içme suyu değil, en ucuz içme suyu veya arıtma! suyu içiriliyor.Hangi içme suyu markalarının doğal-arı olduğu, bir şehirdeki kamu sağlık kurumlarının çoğunun tercih ettiği markalardan anlaşılabilir.Çünkü bu kurumlardaki çalışanların bu suları tetkik ve tahlil ediş/ettiriş olanakları var.
5- Bu bakım evlerinde kalanlara sunni mayalı(İngiliz hamuru) ekmek yerine, doğal-arı bulgur pilavı veya pirinç pilavı verilmesi gerek. Yani hangisi dokunmuyorsa. Bulgur, dövülmüş buğday oluyor.
*İkide bir “hayvan”sal, fabrikasyon sözde besinler yerine doğal-arı bitkisel besinler verilmelidir. Böyle yapmak, 10 kat daha ucuz ve sağlıklı oluyor. İkide bir yapay tatlı yerine doğal-arı meyve verilmesi gerek. Yapay tatlı dişleri çürütüyor, türlü türlü hastalık yapıyor. Benim bakımevindeki bir engelli yaşlı yakınım, sürekli yapay tatlı yedirilmekten dolayı dişleri çürüdü ve enfeksiyondan öldü. Engelli diş çekiminde ehliyetsiz bir dişçi, bu engelli yakınımın çürük dişlerini çekerken 2-3 dişini kırmış, bırakmış. Diş hastanesine götürmeye üşenmemeliydiler, huzurevinde yetersiz ortamda dişini çekmeye çalışmasalardı. Doğru önlemler alınmalıydı. *Bu bakım evlerinde, 3 günde bir yalnızca 1 porsiyon meyve veriliyor. Her öğün verilmelidir. Kahvaltıda pahalı-sağlıksız fabrikasyon kahvaltılık yerine doğal-arı sebze-meyve-kuruyemiş-çorba verilmeli. C vitaminli doğal-arı meyvelerin hergün alınması gerekiyor. Böyle yapmak salgın hastalıklara karşı en güçlü önlemdir. Birçok önlem söyleniyor, bu bilerek söylenmiyor. Bu bakım evlerinde kalanlara zorla zehirli aşı yapılmasın, ölüme gönderilmesinler. Doğal-temiz bitkisel çerçevede besleniş, hakiki antivirüs oluyor.
Mevsiminde,doğal sebzeler,başta portakal olarak C vitamini bol doğal meyveler yemek; genel şifa/panzehir/antivirüs oluyor, kanser hücrelerini öldürüyor. Hormonlu(aşırı iri) sebze, meyve olmamalı.Aşırı iriler,gözle baştan ele-nebilir.Küçükler, yana ayrılıp satılabiliyor! Sapı/gövdesi lastik gibi esnek olanlar,doğal-çıtır-patlayışa eğilimli değil.Kolay patlatılabilmeli. Doğal-arı olanını arayalım; fabrikasyon görünümlü-parlak-aşırı ilaç kalıntılı! olanı değil.Tam yıkayalım,soyalım.Arada bir içlerinden böcek çıkışı,ilaçlı olmayabileceğini gösterir. Dönem dönem,(omega 3 yağı içeren) doğal zeytin ve kabuklu,doğal ceviz,yer fıstığı,badem,fındık yemek; genel şifaya vesile olan anahtarlardandır.Kahvaltıdan 5 dak. önce, 2 bardak arı su içmek ve doğal sebze-meyve yemek; dışkı katılığına iyi geliyor, yiyişte-sonrasında su içmek de iyi gelir.Buna ek olarak; kahvaltıda dönem dönem doğal zeytinin çekirdeklerinden 6 tane yutumu, basuru rahatlatıyor. ”Hayvan”sal, fabrikasyon besinleri önermem! Bağırsaklar ve florası(bit-eyi),sağlığın merkezidir.Doğal-arı bitkisel beslenerek, bağırsaklar ve florası düzelebilir. Hakiki doğal tedavi, rahatsızlık belirtilerini yapay yollarla baskılamaya çalışmaktan daha yararlı olabiliyor. Al-datıcı doğal tedavi değil.
Giriş:-------------------------------------------------------------------------->Çıkış:
Çok tuzlu/kötü tuzlu yiyince, “hayvan”sal ve fabrikasyon besin yiyince,zorlukta,...
→Kan basıncı artar.
Çekirdekli doğal siyah üzüm yiyince veya birkaç bardak şekerli su veya su içince,....
→Kan basıncı dengelenebilir.
Girişlerle çıkışlar arasında böyle birçok bağlantı var.Bazı böbrek rahatsızlığı olanlar,çok su içemiyor.Yetersiz su içince,idrar rengi koyulaşır.İçilen suyu arttırınca,idrar rengi açılır./ Çok şekerli yenirse,kan şekeri yükselir.Doğal-arı bitkisel düzende beslenildiğinde, kan şekeri düzenleyici doğru bitkiler yenildiğinde, bol doğal-arı su içildiğinde, hareket edildiğinde,...kan şekeri düzelebilir./ Ölçülü hakiki kaya tuzu,aşırı yüksek kan basıncı yapmıyor.Kan aldırmak,kan basıncını azaltıyor.Güvenle kan aldırmak için bazı kan değerleri normal olmalı.Kan yenilenince, birçok rahatsızlığa şifa oluyor.Bağış dışında kan almıyorlar.
6- Ayrıca benim tanıdığım bir insan, bu bakım evlerinde kalırken, oda arkadaşıyla tartışmaları olduğu için psikiatriste götürüldü.Ve milletimizin yarısına yapıldığı gibi "uyuşturucu!" psikiatri hapı verildi uzun müddet.Bu uyuşturucu hapların eroin,kokainden farkı doktor eliyle yazılmış olmaları.Tüm yan etkilerden dolayı vatandaş sonra kendi başına yürüyemez ve ellerini kollarını tam kullanamaz oldu.Demek istediğim bu bakım evlerinde kalan olsun,kalmayan diğer vatandaşlar olsun, insanlarımıza bilimsel ve doğal tedavi uygulansın.Kronik rahatsızlıklarda, zararı yararından çok ilaçlar; tüm insanlarımıza basılmaya çalışılmasın.İnsanlarımız böyle karanlık savaşla yok edilmeye, hasta edilmeye çalışılmasın. İyi-arı ve asgari düzeyde ilacı gerektiği kadar vermeleri gerek. Aşırı ilaç verilmemeli.Çare, herkesin kendi kendini tedavi etmeyi öğrenişi ve doğal-arı bitkisel çerçevede beslenişi/bakım yapışıdır. Çare, “hayvan”sal ve fabrikasyon sözde besinlerden ay-rılmaktır.
7- Bazı çocuk, engelli ve yaşlı bakım merkezlerinde kalan insanların temizlik bakımına yeteri kadar dikkat edilmiyor. Bu insanların kalçaları ve bacakları yara-iltihap oluyor. Bazılarının tırnakları düzenli aralıklarla kesilmiyor. Bu durum denetlenmeli ve düzenlenmelidir.
8- Basın-yayında, bazı çocuk sevgi evlerinde ve bazı engelli/yaşlı bakım evlerinde kalanlara aşırı eziyet yapıldığına dair haberler var.Açılmış/sonuçlanmış davalar var. Tümümüzün Kuran’daki vicdanlı akdavranışları görmesi için Kuran’ın aslına ve doğru tercümelerine işaret edilsin.
DİĞER ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:
a) Türkiye’deki illerin çoğunda birden fazla engelli bakım merkezi bulunmaktadır. Böyle illerde, böyle bakım merkezlerinden biri erkeklere, biri kadınlara hizmet verecek şekilde dönüşüm ve nakil yapılmalıdır,
b) Türkiye’de evsiz çok sayıda yaşlı ve engelli var. Türkiye’de genel olarak ihtiyaç yüksek olduğu için, az sayıda engelli bakım merkezi veya yaşlı bakım merkezi bulunduran illerde bakım merkezi sayısı arttırılmalıdır,
c) Yeni açılacak engelli bakım merkezleri karma olarak planlanmamalıdır, erkek ve kadın binaları ayrı olmalıdır,
ç) Çocuk, engelli ve yaşlı bakım merkezlerinde barınanların, iyi havalarda, belli saatlerde yeterince açık havaya çıkarılabilmeleri için yeterince personel çalıştırılması sağlanmalıdır,
d) Bahçesinde çok ağaç olmayan bakım merkezleri çam ağaçlarıyla ağaçlandırılmalıdır, bahçesinde güvenlik duvarı olmayanlara güvenlik duvarı yaptırılmalıdır.